 | T.C. YARGITAYBASIN BÜROSU______________________________________________ |
Uzun süredir ve sıklıkla çeşitli basın organlarında konu edilen ve olayın hukuki niteliği ile ilgili yeterli bilgiden yoksun haberler nedeniyle aşağıdaki açıklamanın yapılması zorunlu görülmüştür. Öncelikle ifade etmek isteriz ki yargı kararları, niteliği gereği teknik ve özel bilgi gerektirenler hariç, vatandaşlarımızın anlayabilecekleri şekilde kaleme alınmaktadır. Yine de basında yer verilmesi düşünülen kararların en azından ilgili basın kuruluşunun hukuk bürolarına danışılarak haber yapılmasında fayda vardır. Farklı algılamalar yada yanlış yorumlamalarla yapılacak bir haberin toplumu yanlış bilgilendireceği unutulmamalıdır. Köşe yazarlarının sorumluluğu ise daha da ağırdır. Bir konuyu değerlendiren yazarın, yorum ve eleştirisinde sağlıklı verilere, sağlam bilgilere dayanması ve bunları sağduyu süzgecinden geçirmesi zorunludur. Mahkeme kararı bazında konu irdelenecekse, kararın emsal teşkil edecek bir karar mı, yoksa somut olaya özgü bir hüküm mü olduğuna dikkat edilmelidir. Bu çizgi işin özünü teşkil eder. İçeriği iyice anlaşılmadan yazılan bir haber yada yapılan bir yorum, okuyanı farklı ve yanlış bilgiye ve kimi zaman da tepkiye yönlendirir. Basın mensuplarının bu hassas çizgiye özen gösterdiklerinden şüphemiz olmamakla birlikte, çizgiye basılması yada çizginin aşılması nadir de olsa görülmektedir. Bu bağlamda; Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin bir kararının çarpıtılarak; ciddi ve üzücü bir olayın, magazin boyutuna indirgendiği gözlenmiştir. Sırf okurların merakını uyandırmak adına sergilendiğini düşündüğümüz bu sorumsuzluk; toplumun büyük kesimini rahatsız edeceği gibi, yargıyı da hafife almak olarak değerlendirilmiştir. Haberin konusu, eşini öldüren sanığın cezasından yapılan indirimdir. Oysa manşete taşınan gerekçeyle sanık lehine indirim yapılmamış, ekte sunulan Daire kararında görüleceği üzere bu husus açıkça belirtilmiştir. Sözkonusu olayda, eşin cinsel birleşme talebini reddetmesinin indirim nedeni olmadığı net bir şekilde vurgulanmıştır. Sanığa hakaret etmesi, iteklemesi, yataktan atması lehine haksız tahrik olarak kabul edilmiştir. Uygulamadaki indirim, dosya kapsamına göre, yasal ve farklı gerekçeler taşımaktadır. Yukarda da açıklandığı gibi, sorumlu haberciliğin gereği bu konunun basın kuruluşunun hukuk bürosuna danışılarak yazılmasıdır. Duyarlı insanların infiale kapılmasına sebebiyet verecek boyuttaki sarsıcı manşet, ne olayla ne de verilen kararla örtüşmemektedir. Basın kuruluşlarının ve habercilerin taşıdıkları ağır sorumluluğun bilincinde olmaları, bu sorumluluğa uygun davranmaları, kamuoyunu yanıltıcı ve yanlış yönlendirici haber ve yorum yapmamaları gerekmektedir. Yapılan her hatanın tekziple düzeltilmesi de mümkün değildir. İki gün sonra yapılacak düzeltmenin kaç kişinin dikkatini çekeceği, kaç bulanmış zihni berraklaştıracağı bilinemez. Önemli olan konuları çarpıtmamak ve zihinleri karıştırmamaktır. İzah edildiği gibi hatalı tutum sergileyen bir kısım basından, işlevinin gereği olan ciddiyet ve sorumlu davranış beklenmektedir. Yukarıdaki açıklama, kamuoyunun ve duyarlı basınımızın bilgilendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Saygıyla duyurulur. Yargıtay Basın Bürosu
|