ENGLISH | ANASAYFA arrow FAALİYETLER arrow Yargısal Faaliyetler arrow 2007-2008 Adalet Akademisi Açılışı
2007-2008 Adalet Akademisi Açılışı

Yargıtay Başkanı Sayın Osman ARSLAN’ın Konuşmaları          

       Sayın Cumhurbaşkanım, sevgili meslektaşlarım, sevgili gençler,          

      2007-2008 Türkiye Adalet Akademisi eğitim ve öğretim yılının gerek adalet camiasına ve gerekse milletimize hayırlar ve uğurlar getirmesini diliyorum. Sözlerime başlamadan önce hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.     

       Yüce Atatürk’ün öngördüğü uygar dünya seviyesini aşmak istiyorsak, eğitime her kademede önem ve değer vermek zorundayız. İşte akademi bu düşüncelerle kurulmuştur ve henüz emekleme ve olgunlaşma çağındadır. İnanıyorum ki çok yakın gelecekte  Akademi gerek meslek içi eğitimde gerekse meslek öncesi eğitimde batıdaki emsallerini aşacak ve onlara örnek olacaktır. Gidişat bu doğrultudadır.Değerli gençler, Ben bu gün bir meslek büyüğünüz olarak sizlere seslenmek istiyorum. Öncelikle sizleri yetiştirip bu günlere getiren ailelerinizi ve değerli hocalarınızı kutluyorum, sizleri tebrik ediyorum çünkü pek çok sınavdan geçerek hâkim adayı oldunuz ve mesleğe ilk adımınızı attınız. Ne mutlu sizlere. Değerli gençler, Hâkimlik bir özveri mesleğidir. Hâkimlik bir Onur ve Vakar mesleğidir. Önce bunu öğreneceksiniz. İnanıyorum ki, meslek etiği dersinde değerli hocalarınız size çok ayrıntılı bilgiler vereceklerdir. Ben bugün bazı temel ilkeleri sizlere aktarmaya çalışacağım. Değerli gençler, Her toplumda hâkimlere özel önem ve değer verilmiştir. Türk toplumunun verdiği önem ve değer ise çok daha farklıdır. Hâkimler her yerde örnek insan olarak gösterilmişlerdir ve hâkimlerin her hareketi dikkatle izlenmektedir. Bunu meslek hayatınız boyunca hiç unutmayacaksınız.  Bu nedenle hâkimlerin özel bir duruşu, özel bir konumu vardır. Bunu aklınızdan hiç çıkarmayacaksınız. Adalet dağıtan hâkim ve savcılar yargılayan insanlardır ama aynı zamanda yargılanan insanlardır. Çünkü siz, tarafları yargılayacaksınız. Taraflar, vekilleri ve kamuoyu da sizi yargılayacaktır. Verdiğiniz her karar nedeni ile halkın gözünde sınava tabi tutulacaksınız. Bunu hiç aklınızdan çıkarmayınız. Sevgili gençler, Hâkimliğin özü, tarafsız olmaktır. Kürsüye çıktığınız zaman, yargıladığınız insanın güzel olması, çirkin olması, renginin beyaz olması, sarı olması, siyah olması, dininin veya mezhebinin sizden farklı olması, siyasi fikrinin değişik olması vereceğiniz kararı etkilememelidir. Çünkü siz kürsüye çıktığınız zaman olaylara kırk beş derecelik bir açıdan değil yüz seksen derecelik bir açıdan bakmak durumundasınız. Her türlü siyasi ve etnik düşüncenizi bir tarafa bırakarak hâkim olduğunuzu ve görevinizin adaleti, herkese adil olarak dağıtmak olduğu düşüncesini aklınızdan çıkarmayacaksınız. İşte bunu yapabildiğiniz zaman hâkimsiniz. Bunun anlamı şudur; siz hüküm vereceksiniz kürsüde hakimiyet sağlayacaksınız ama önce kendi nefsinize kendi iradenize hâkim olacaksınız.       

         Değerli gençler,Hâkimler dosyadaki bilgi ve belgeleri ile bağlıdır. Hâkimlerin dış dünya ile olan ilgileri ve hariçten edindikleri bilgiler hükme dayanak olamaz. Bu nedenledir ki hâkimler siyasi düşüncelerini kararlarına yansıtamazlar, yansıtmamalıdırlar.                 Değerli gençler, Her kuralın istisnaları vardır. Hâkimliğin temel öğesi tarafsız olmaktır. Bunu vurguladım ancak bazı konularda da taraf olacaksınız. Türkiye Cumhuriyetinin korunması ve yaşatılmasında taraf olacaksınız. Çünkü eğer bugün bizler, sizler buradaysanız işte bu Cumhuriyetin bir kazanımıdır. Bunu da aklınızdan çıkarmayacaksınız, Cumhuriyet rejiminin insan onuruna ve haysiyetine en uygun rejim olduğunu çok iyi bileceksiniz. Siz hukuk öğrenimi yaptınız.        

        Sevgili gençler, Cumhuriyetin nitelikleri olan demokratik laik ve hukuk devletine sahip çıkacaksınız. Cumhuriyetin niteliklerini korumadığınız sürece adı Cumhuriyet olan bir rejimin Cumhuriyet olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.     

        Sevgili gençler, Ay yıldızlı bayrağa sahip çıkacaksınız. O bayrağın daha yükseklerde olması için bütün gücünüzü sarf edeceksiniz. O konuda da taraf olacaksınız. Türkiye Cumhuriyetinin bölünmez bütünlüğünü korumak konusunda da taraf olacaksınız. Tarafsız olma lüksünüz yoktur. İşte Anayasanın ilk üç maddesinde belirtilen ilkeler konusunda taraf olacaksınız. Çünkü biz anayasada da tarafız.       

        Sevgili gençler, Sözümün başında da söylediğim gibi beşikten mezara kadar eğitimi süren iki meslek var ki, Kendilerini yenilemek ve gelişen, değişen hayat şartlarına uyarlamak zorundadır. Bunlardan birisi hâkimlik, diğeri hekimliktir. Bildiğiniz gibi tıpta her gün yeni gelişmeler olmaktadır. Bu nedenle Doktorlar sürekli kendisini yenilemek zorundadır. Hâkimlikte böyle bir meslektir. Çünkü hukuk kuralları durağandır ama hayat dinamiktir. Değişen ve gelişen bir yapıya sahiptir. Siz durağan hukuk kurallarını dinamik hayata uyarlayabilmek için sürekli kendinizi yenilemek ve dünyadaki hukuki gelişmeleri takip etmek durumundasınız. Eğer bunu gereği gibi yapamazsanız, müktesebatınızla hâkimliği götürmeye çalışırsanız geride kalırsınız. İşte o zaman Türk Hukuku gelişemez.        

       Sevgili gençler, Sizler bizim geleceğimizsiniz, ben bu gün sizlere hitap ederken 30 Haziran 1967 tarihinde başladığım hâkim adaylığımı hatırlıyorum. Biz iki sene mahkemelerde staj yaptık. Ustalarımızdan ne gördüysek onu gittiğimiz yerlerde uygulamaya çalıştık. Ama sizler bu gün çok şanslısınız. Siz bu gün adalet akademisinde hem teorik hem de pratik bilgiler alıyorsunuz. Buralarda çok iyi öğreneceksiniz ki öğrendiklerinizi yarın ülkenin değişik yörelerine gittiğinizde uygulayacaksınız. Unutmayınız ki, Akademide edindiğiniz her bilgi taşrada size lazım olacaktır. Bir şeyi daha vurgulamak istiyorum. Bizim zamanımızda yalnız radyo vardı, oda parazitliydi, çoğu zaman dinleyemezdik. Gittiğimiz ilçelerde sürekli elektrik yoktu, televizyon da yoktu. Önceki üstatlarımız büyüklerimiz bizden de kötü koşullarda görev yaptılar. Bunu da  belirtmeden  geçemeyeceğim. Bu gün en ücra ilçemizde devamlı elektrik, televizyon var en önemlisi haberleşme imkanınız var. Ben Urfa hâkimi iken Ankara ile görüşmek için 10 saat uğraşır, görüşemezdim. PTT müdürüne rica eder onun tavasattu ile ancak o zaman 3-4 saat sonra aradığımız yerle görüşebilir ve kendimizi mutlu sayardık. Oysa, bu gün sizin elinizde cep telefonları var. Evlerinizde bilgisayarlar var. Ulaşım ve iletişim imkanları eskiye göre çok daha ileri düzeyde. Bunun kıymetini biliniz. Bunları şunun için söylüyorum; Bizim zamanımızda bilgiye ulaşmak zordu hatta pahalıydı, ama bugün için bilgi cep telefonu kadar size yakın, değerli arkadaşlar. Çünkü her cep telefonu aynı zamanda bir bilgisayar işlevi görmektedir. O nedenle siz bizleri kat kat aşmak durumundasınız. Eğer aşamazsanız o zaman size hocalarınızın verdiği emekler boşa gitmiş demektir.      

        Değerli gençler, Bir hususu daha vurgulamak istiyorum. Bizler yabancı lisan öğrenme şansından mahrum kaldık. O günkü eğitim sisteminde bunlar bize verilemedi. Olanaklar kısıtlı olduğu için böyle bir şansa sahip olamadık. Ama bu gün Avrupa ile bütünleşmek iddiasında olan Türkiye ve hukuk kurumlarının yöneticileri olan hâkimler en az bir yabancı lisanı bilmek zorundadırlar. Asgari bir yabancı lisan öğreneceksiniz. Ve bu güne kadar başlamadıysanız buna yarından itibaren başlayacaksınız. Çünkü iyi bir hâkimin bilgisi, birikimi, donanımı yanında genel kültürünün de olması ve yabancı dil de bilmesi günümüzde zorunlu bulunmaktadır. Bunu da, hiç aklınızdan çıkarmayınız.         

       Değerli gençler, Ben sözlerimi fazla uzatmak istemiyorum. İnanıyorum ki sizler benim söylediğim her sözü kulağınıza küpe yapacaksınız ve meslek hayatınızda size düstur olacaktır. Söylediklerimden çok daha fazlasını hocalarınız size anlatacaklardır. Ben bu duygu ve düşünceler içinde sizleri tekrar kutluyor hepinize sevgi, saygı, mutluluk ve esenlikler diliyorum.

      Saygılarımla

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
T.C.YARGITAY Resmi internet Sitesi | www.yargitay.gov.tr | E-posta : iletisim@yargitay.gov.tr | Tüm haklar © 1998 - 2007 YARGITAY