|
Basın Açıklaması(21.05.2007) |
 BASIN AÇIKLAMASI
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Nuri Ok tarafından emekliliği nedeniyle düzenlenen 18.05.2007 tarihli veda toplantısında, Yargıtay yönetimi ile ilgili olarak gerçeği yansıtmayan beyanlarda bulunulmuştur.
Öncelikle bir hususun açıklanması zorunlu görülmüştür: Anılan konuşmada gündeme getirilen Yargıtay yönetimine ilişkin hususlar Yargıtay Birinci Başkanına iletilmemiş ve ilgili kurullara da başvuruda bulunulmamıştır. Emekliye ayrılan bir kişinin bu biçimde konuşma yapması uygulama ve teamüllere aykırı olduğu gibi, mesleğin onur, vakar ve saygınlığına da uygun düşmemektedir. Kurum içinde çözümlenebilecek olan konuların giderayak kamuoyuna açıklanması; doğru, şık ve meslek etiğine uygun bulunmamaktadır. Bu talihsiz konuşma Yargıtay tarihinde bir ilk olarak yerini almıştır. Unutulmayacak ve bağışlanmayacak olgu budur. Zira hâkimlerin kendi sorunlarını kamuoyu önünde tartışmayacak kadar itidalli insanlar olmaları gerekmektedir.
Bu nedenlerle yapacağımız açıklama, savunma hakkının kullanılması ve kamuoyunun gerçeği öğrenmesine katkı olarak algılanmalıdır.
Yargıtay Kanunu 1983 yılında yürürlüğe girmiş, kanunun bazı hükümlerinin değiştirilmesi ve Bölge Adliye Mahkemeleri Kanununa paralel düzenlemelerin yapılması gerekmiştir. Birinci Başkanlıkça bu çerçevede Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile bütün Dairelerden görüş istenmiş, zamanın Birinci Başkanvekili Sayın Mehmet Handan Surlu başkanlığında onbir kişiden oluşan bir komisyon kurulmuştur. Bu komisyonda şu andaki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Abdurrahman Yalçınkaya Başsavcılık adına ve Başsavcıvekili sıfatıyla yer almıştır. Komisyon Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından gelen öneri ile Dairelerden gelen önerileri değerlendirerek ve onlardan yararlanarak Yargıtay Kanunu değişiklik taslağını hazırlamıştır. Bu taslak 05.05.2005 tarihinde Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığınca yeniden komisyon oluşturulmuş, bu komisyona Yargıtay adına daha önce Yargıtay’da oluşturulan komisyonda görev alan Yargıtay üyeleri Sayın Atalay Özdemir ve Sayın Ali Em bulunmuşlardır. Bakanlıkça oluşturulan komisyonun başkanlığını Sayın Atalay Özdemir yapmış, Yargıtay tarafından hazırlanan taslak önemsiz birkaç değişiklik dışında aynen benimsenerek kanun tasarısı haline dönüştürülmüştür.
Gerek Yargıtay ve gerekse Bakanlık tarafından oluşturulan komisyonlarda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının durumunu ağırlaştıran veya iddia edildiği gibi hâkimlerin vesayetini öngören hiçbir düzenlemeye yer verilmemiştir. Başsavcıvekilinin katıldığı bir komisyondan aksi bir karar çıkması da beklenemez. Öte yandan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı hazırlanan taslakla ilgili Yargıtay yönetimine yazılı ve sözlü hiçbir başvuruda bulunmamıştır.
Tasarı TBMM Adalet Komisyonuna intikal ettikten sonra, Komisyon Başkanlığının yazılı istemi üzerine; Yargıtay üyeleri Sayın Atalay Özdemir, Sayın Ali Em, Sayın Uğur İbrahimhakkıoğlu ve tetkik hâkimi Sayın Gürsel Kasım, Yargıtay’ı komisyonda temsil etmek üzere görevlendirilmişlerdir.
Görevlendirilen bu kişiler mesleki bilgi, yeterlik, yetenek, birikim ve deneyim yönünden üst düzeyde bulunan hukukçulardır.
Yargıtay’ı temsil etmek yetkisi Yargıtay Başkanına aittir (Yargıtay Kanunu md. 21/1). Yargıtay Birinci Başkanı veya onun görevlendireceği kişiler dışında hiçbir kimse Yargıtay’ı temsil edemez.
Adalet Komisyonu ve alt komisyonda yapılan görüşmelere Birinci Başkan katılmamıştır. Komisyonda yapılan tartışmalar Yargıtay temsilcilerinin anlatımlarından ve basından öğrenilmiştir. Bu nedenle Yargıtay Birinci Başkanını olayın tarafı gibi göstermek gerçekle bağdaşmamaktadır.
Meclis İç Tüzüğünün 30 ve 31. maddelerinde komisyonlarda temsil ve komisyon toplantılarına girebilecek kişilerle ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Adalet Komisyonunda kimlerin dinlenip dinlenmeyeceğine karar vermek yetkisi komisyonların başkan ve üyelerine aittir. Komisyonun yetkisine giren ve komisyon tarafından alınan bir karardan dolayı Yargıtay Birinci Başkanının eleştirilmesi haksız, tutarsız ve kabul edilebilir değildir.
Hâkimler ve Savcılar Birliği Kanun Tasarısı ile ilgili olarak Yargıtay’dan görüş sorulmadığı gibi, konuşmada sözü edilen derneğin kapatılması ile ilgili olarak Yargıtay’ca öneride bulunulmamış ve düzenleme yapılmamıştır.
Uygulamada bir kanun tasarısı hakkında Yargıtay görüşü sorulduğunda, bütün Dairelerden görüş alınarak Yargıtay görüşünün oluşturulduğu bilinen bir gerçektir. Sözü edilen olayda Dairelerden görüş alınmadığı gibi Yargıtay Birinci Başkanı tarafından yazılı olarak hiçbir mercie görüş bildirilmemiştir. Derneğin kapatılmasını öngören geçici maddenin Yargıtay yönetimi tarafından oluşturulduğu iddiası dayanaktan yoksundur ve hiçbir surette gerçekle bağdaşmamaktadır.
Sayın Nuri Ok’un emekliye ayrılırken, sanal ve kurgu gerçeklerle hareket ederek yaptığı mutad olmayan konuşma, hayret ve üzüntü ile karşılanmıştır. Bu konuşmayla olmayan bir sorun yaratılmıştır. Sayın Ok, birlikte çalıştığı bütün Yargıtay Başkanları ile de benzer olayların tarafı olmuştur. Bu nedenle, emekliliğinde kendisini sorgulaması ve nerelerde yanlış yaptığını düşünmesi gerekmektedir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 21/05/2007
Osman ARSLAN Yargıtay Başkanı |