ENGLISH | ANASAYFA
Basın Açıklaması (23.02.2007)
Image


YARGITAY BİRİNCİ BAŞKANLIĞI ADINA
YARGITAY BİRİNCİ BAŞKANVEKİLİ OSMAN ŞİRİN’İN
BASIN AÇIKLAMASI


            Küçükçekmece Ceza Yargıcı Sayın İnsaf Gündüz’ün uğradığı çirkin saldırıyı Yargı Erki ve Yargıtay adına nefretle kınıyor,

            Yargıcın, yürüttüğü yargı görevi nedeniyle saldırıya uğrayabildiği ve bu halin toplum katmanlarını tepkiye, nefrete ve karşı tavır almaya sevk etmediği ahvalde; Ülke’de yaşayanların tümünün kişisel emniyetinden ciddi endişelere düşeceğinin, bireysel korunma yöntemleri arama eğilimleri göstereceğinin ve bu halin giderek toplumsal kargaşaya neden olacağının bilinip sorgulanması zaruretini Yüce Toplum’un değer yargısına tevdi ediyor,

            “Kadınını her tür değerin üstünde ve dokunulmaz” sayması ile övünür olmaktan uzaklaşarak, bayan yargıcına görevi süresince ve görevinden dolayı fiili ve sözlü saldırıda bulunabilme düzeysizliğine nasıl inilebildiğinin, tepki ve nefretle ayıplanması gerektiğini tüm üstün değer sahiplerinin takdirine sunuyor,

            Bu düzeysiz saldırının, Yargı Erki’ne yönelik icapsız, yersiz, haksız ve dayanaksız yorumların, son zamanlarda ivme kazanmasından güç aldığının artık kavranmasını ve  toplumun huzur, sükun ve refahı için çalışan bu Yüce Erk’e ve mensuplarına yöneltilen icapsız saldırılara artık son verilerek, bizi anlayan, bizi dinleyen ve deneyimlerimizden yararlanma erdemiyle mükemmele ulaşabilme çaresi üretebilen sorumlulara ihtiyaç duyduğumuzu, bunu sağlayabilecek değerlerin  de esasen Yüce Türk Toplumunda varolduğunu ifade ediyor,

            Sadece ve yalnız böyle bir yönelişe vesile olursa, Meslektaşımıza yapılan saldırının acı ve nefretini kısmen hafifletebileceğimizi belirtiyor,

            Hiçbir uygar ülkede olmadığı düzeyde ağır bir yük altında bırakılagelen, ancak, akla ve tıbbi verilere meydan okurcasına insanüstü bir çabayla, sağlığını da hiçe sayarak, bu yükün altından olabildiğince kalkma gayreti sergileyen Türk Yargı Erki’nin, “bir zeytinden bir fıçı zeytinyağı üretebilme verimliliğini alkışlamak yerine, kavramamakta ısrar etmenin üzüntüsünü duyduğumuzu Kamu’ya haykırıyor,

            Yargının milli bütçedeki payının yıllar yılı yüzde birlerin üstüne bir türlü çıkarılamayışıyla süregelen makus talihini görmezden gelmenin, gerek ceza, gerekse hukuk alanında, yasal mevzuatın baş döndürücü hızla değişimlere konu edilmesinin yarattığı ve yüklediği sayısız zorluğu göz ardı etmenin, anılan yasa değişikliklerinin özellikle ceza yargısında, geçmiş çeyrek asırlık süreçte verilip kesinleşen ve hatta infazı bile tamamlanan sayısız kararı dahi yeniden yargıcın huzuruna kitlesel yoğunlukla getirişiyle oluşan taşınamaz yükün nasıl bir bunalım yarattığını anlamamakta ısrar etmenin ve tüm bu olumsuzluklarla kaçınılmaz sonuçlarının sorumluluğunu yargıç ve Cumhuriyet savcılarına yükleyerek Onları toplumsal ve bireysel tepkilere muhatap kılmanın, artık Yargı Erki’nde usanç ve bıkkınlık yarattığını, umutsuzluklar doğurduğunu, şevk törpülemeleri oluşturduğunu ve giderek toplum huzurunun da altını oyduğunu, kendisi adına hüküm verdiğimiz Yüce Millet’in takdir ve değerlendirmesine tevdi etmekten başka çaremiz kalmadığını belirtiyor,

            Hiçbir ayrım gözetmeden tüm mensubuyla Yasama ve Yürütme Erki’nin, bu saptamalarımızı paylaşacağından ve tavır sergilemede bizlerle birlik olacağından kuşku duymadığımızı ancak, salt duygu paylaşımıyla yetinmemelerini, etkin ve yeterli açılımları gecikmeden eyleme dönüştürmek suretiyle, önce yargıyı rahat ve yeterli hizmet koşullarına kavuşturmalarını ve bunun doğal sonucu olarak da Kamu’yu huzura ulaştırmayı sağlamalarını, umudumuz ve beklentimiz olarak açıklıyor,

            Sızlanışımızın, saldırganın “adil yargılanmayacağı” ve “mesleki tepkilere muhatap tutulabileceği” gibi saptırıcı ve asılsız yorumlara konu edilmemesini, Türk yargıcının kendine saldıranı dahi adaletle yargılama olgunluk ve becerisine her zaman sahip olduğunun asla unutulmamasını belirtiyor,

            Türk Yargı Erki’nin, hangi türden olursa olsun, hiçbir saldırı karşısında asla adaletten sapmayacağını, bundan sonra da çekince, ürkeklik, korku ve gaileye düşmeden her zaman ve her koşulda Yüce Millet’inin, hukukun üstünlüğü ve koruyuculuğundan yararlanmasını temin yönünde özverili çalışmalarını sürdüreceğini yineliyor,

            Alışılmışın dışında bir serzeniş yöntemi seçişimizin, bu güne dek sergilenen alışılmış anlatım biçimleriyle sonuca varamamak, kendini anlatamamak, farklı, etkili ve yeterli yeni bakış açıları ve açılımlar yaratamamaktan doğduğunu, artık Yargı Erki’nin alışılanın dışına çıkmaktan başka çaresi kalmadığının iyi okunmasında zaruret bulunduğunu, altını çizerek Kamu’nun takdir ve değerlendirmesine sunuyor,

            Saygın meslektaşımızın bir an önce ve sağlıkla görevine dönmesini temenni ediyoruz.



                                                                                                                                           Osman ŞİRİN
                                                                                                                            Yargıtay Birinci Başkanvekili
 
< Önceki   Sonraki >
 
 
T.C.YARGITAY Resmi internet Sitesi | www.yargitay.gov.tr | E-posta : iletisim@yargitay.gov.tr | Tüm haklar © 1998 - 2007 YARGITAY