Cumhuriyetimizin kurucusu, ulusumuzun Büyük Önderi Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 70. yılında saygı ve şükranla anıyoruz.

Bu günün matem günü olmadığını, onun ilke ve devrimlerini yaşatmak için var olan inanç ve azmimizi yineleme bunu tüm dünyaya haykırma günü olduğunu bilmeliyiz.

Büyük liderimizin ebediyete intikalinden uzun yıllar geçmiş olsa da ilke ve devrimlerinin hala geçerliliğini koruduğunu görme, Cumhuriyetimizi yaşatma, kurduğu laik, demokratik sosyal hukuk devletine sahip çıkma genelde her vatandaşın borcu olduğu gibi özelde Türk Hâkim ve Cumhuriyet Savcısının görevidir. Bu görev ödün vermeden, korkmadan, yılmadan yapıla gelmiş bundan sonra da yapılacaktır.

Değerli Yargıtay Mensupları;

Cumhuriyetimizin birtakım iç ve dış tehditlerle karşı karşıya kaldığı bu günlerde çağdaş Türkiye’nin kurulması ve yaşatılması amacıyla ömrünü vakfeden ulu önderimizi anlamak, ona sonsuz sevgimizi göstermek, Atatürkçü düşünceyi benimsemek, ülkemizi aydınlık günlere götürmek, Atatürk ilke ve devrimlerini geçerli kılmak temel amacımız olmalıdır.

Ulu önderimiz devrin güçlü devletleri tarafından yok edilmek üzere işgal edilen yurdunu kurtarmak için muhtaç olduğu kudretin damarlarındaki asil kanda olduğunu bilerek ve bu uğurda tek dayanağı olan ulusuyla çıktığı kurtuluş mücadelesini, kendisinden kat kat üstün olan düşmana karşı; inancı, azmi ve bağımsızlık aşkıyla yenerek çıkmıştır.

Bütün ulusumuzla birlikte ölüm yıldönümünde andığı önderi ile gurur duymalı, ondan aldığı ilham ile çağdaş uygarlık için durmadan yürümeliyiz.

Atatürk ilke ve devrimlerinin sonsuza kadar koruyucusu olacak Yargıtay onu bir kez daha saygı, minnet ve özlem ile anmaktadır.